Subscription Form

Kısa kısa…

Terörle Yatan Canından Olur

Suriye’nin teröristiyle pazarlık yapanlar, 2. Dünya Savaşı’nın derslerini ve değişen dünya düzenini görmezden gelenler, Emevi Camisi’nde namaz kılma hayaliyle hareket edenler, altı asırlık oryantalist planların değirmenine su taşıyanlar… Unutulan gerçek şudur: Terör, günü geldiğinde sahibinin elini de ısırır.

PKK’yı Kim Kurdu?

PKK’nın pek de bilinmeyen tarihi. Örgüt olarak kuruluşu ve ilk terör eylemlerinden bugüne neler değişti, nasıl değişti ve belki de en önemlisi neden değişti? Tüm bunlara cevap arıyoruz.

Terörle Mücadelede Gerçek Tehdit: İç Destek

Bu videoda, terörle mücadelenin sadece dış güçlere bağlanamayacağı, asıl sorunun içeride başladığı anlatılıyor. Bir terör örgütü, içeride destek bulmadan var olamaz. Köylerden, şehirlerden, siyasetten gelen bu destek sorgulanmadan gerçek bir çözüm mümkün değil. Dış destek elbette önemli ama önce kendi gerçeğimizle yüzleşmemiz gerekiyor.

Apo: Hizmete Hazırım – Oslo ve İmralı Görüşmeleri

II. Abdülhamit’in Hamidiye Alayları‘ndan günümüze “iti ite kırdırmanın” ve insan onuruna aykırı ağalık düzeninin, mevcut siyasal bağlamda bir analizi.

Terör Örgütlerinin Finans Kaynakları

Terör örgütleri, dış destekle sınırlı kalamayacaklarını anlayınca, kendi finansal düzenlerini kurmak zorunda kalırlar; PKK örneğinde ise bu düzenin temel taşını uyuşturucu ticareti, kaçakçılık ve yasa dışı ekonomik faaliyetler oluşturur.

Terörle Mücadele Alanları

Terörle mücadele yalnızca silahla kazanılamaz. Bu video, 1978’de kurulan ve 1984’ten itibaren Türkiye’ye silah doğrultan bir terör örgütünün; iç destek, sosyal yapı, çocukların sistematik istismarı ve toplumsal çözülmeden nasıl beslendiğini gözler önüne seriyor.

“Irkçılık” mı yoksa “etnikçilik” mi?

Türkiye’de ve dünyada, belirli doktrinler öznel algılara göre yorumlanır. Bu nedenle net bir açıklama gereklidir. Bu iki “doktrinin” basit bir açıklaması, aşağıdaki soruyla ilişkili olarak sunulmuştur:

“Irkçılık” mı yoksa “etnikçilik” mi?

Kürtler ve Feodalizm

“Feodalizm” terimi, Latince feodum (tımar arazisi) ve feudalis (tımar ilişkilerine dayalı) kelimelerinden türemiştir. Bu kavram, bireyin özgürlüğü ve eşitliği esasına dayanan cumhuriyet fikriyle temelde çelişen, hiyerarşik ve otoriter bir toplumsal yapıyı ifade eder. Bu feodal yapılar, özellikle Kürt toplumunda tarihsel ve sosyolojik nedenlerle oldukça yaygın bir şekilde varlığını sürdürmektedir.

“Kürtçe diye bir dil yoktur komutan!”

“İktidar partisine güvenmeyin.”

Abdullah Öcalan yattığı mahpus damından meclisi mi yönetti?

Hangi Kürtçe?